Suudi Arabistan ve 7 ülke Gazze'deki İsrail ihlallerini kınadı
Suudi Arabistan, Ürdün, BAE, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Gazze'deki İsrail ihlallerini en sert ifadelerle kınadı.
Öne Çıkanlar
AISuudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Gazze Şeridi'nde devam eden İsrail ihlallerini, özellikle sağlık tesislerinin hedef alınmasını, sivil altyapıya yönelik saldırıları ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu sivillerin hayatını kaybetmesini, uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali olarak en sert ifadelerle kınadı.
Bakanlar, ortak açıklamalarında, bu ihlallerin İsrail'in uluslararası hukuk ve Gazze'deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı plan kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlali olduğunu, ayrıca yol haritasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik uluslararası ve bölgesel çabaları baltaladığını vurguladı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların yol haritasını kabul ettiğini açıklamasının ardından, silahların kontrol altına alınmasına ilişkin maddeler de dahil olmak üzere, siyasi sürecin sekteye uğrayabileceği, gerilimin yeniden tırmanabileceği ve Gazze'deki insani felaketin derinleşebileceği uyarısında bulundular.
Bakanlar, sivillerin korunmasının, tıbbi tesisler ile sağlık ve insani yardım çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının ve insani yardım ile tıbbi ve insani yardım malzemelerinin Gazze'nin her yerine derhal, güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, bu yükümlülüklerden hiçbir koşulda taviz verilemeyeceğini vurguladı.
Bakanlar, Gazze'de süregelen İsrail ihlallerinin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılar, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi ve işgal altındaki Kudüs'te statükoyu değiştirmeye yönelik tek taraflı adımlardan ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Tüm bu uygulamaların, iki devletli çözümün temellerini zayıflatan, Filistin halkının meşru haklarını görmezden gelen ve uluslararası hukuk ile ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını açıkça ihlal eden sistematik bir politika olduğunu kaydettiler.
Bakanlar ayrıca, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası topluma, İsrail'in uluslararası hukuk ve insancıl hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak ve ağır ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesini temin etmek için etkili ve pratik adımlar atma çağrısını yineledi. Bu adımların, sivillerin korunmasına, anlaşmanın tamamlanma fırsatlarının korunmasına ve kalıcı ateşkesin sağlanmasına katkı sağlayacağı belirtildi.
Bakanlar, ülkelerinin işgal altındaki Filistin topraklarının ilhakı, İsrail egemenliğinin dayatılması ya da Filistin halkının zorla yerinden edilmesi girişimlerini kesin bir dille reddettiklerini vurguladı. Adil ve kapsamlı barışın tek yolunun, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devleti kurulmasını sağlayacak iki devletli çözüm için ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu ifade ettiler.
