İçeriğe geç
17 Eylül 2026 Perşembe · Riyad
العربيةEnglishBültenİletişim
Suudi Arabistan

Mekke'ye yönelik saldırı girişimine tepkiler büyüyor

Husilerin Mekke'yi insansız hava aracıyla hedef alma girişimi, Arap ve İslam dünyasının yanı sıra uluslararası toplumdan da geniş çaplı kınama aldı.

AJEL Türkçe1 sa önce · 6 dk okuma
Mekke'deki Kabe ve çevresinde güvenlik önlemleri

Öne Çıkanlar

AI

Dün Çarşamba gününden bu yana, Husilerin Mekke'yi insansız hava aracıyla hedef alma girişimine yönelik Arap, İslam ve uluslararası toplumdan gelen kınamalar artarak devam etti. Olayı kınayan açıklamalar, Arap ve İslam ülkelerinin ötesine geçerek uluslararası kuruluşlar ve diğer ülkelere de yayıldı. Açıklamalarda kutsal mekanların herhangi bir tehdide maruz bırakılmasına karşı çıkılırken, Suudi Arabistan'ın ve iki kutsal caminin güvenliğine vurgu yapıldı.

Suudi Arabistan, 15 Eylül 2026 Salı akşamı, Husiler tarafından Mekke'ye doğru fırlatılan bir insansız hava aracının başkent Mekke'nin hava sahasına girmeden önce imha edildiğini duyurdu. Suudi yetkililer, bu girişimin kutsal mekanların dokunulmazlığının ihlali ve dünya genelindeki Müslümanların duygularının provokasyonu anlamına geldiğini belirtti. Bu, 27 Temmuz 2017'deki girişimden sonra Mekke'yi hedef alan ikinci saldırı girişimi oldu.

Resmi açıklamaların gelmeye devam ettiği süreçte, terör saldırısına yönelik kınama ve reddetme açıklamaları Mısır, Katar, Kuveyt, Ürdün, Bahreyn, Lübnan, Filistin, Suriye, Cezayir, Libya'nın yanı sıra Türkiye, Pakistan, Malezya, Hindistan, Bangladeş, Güney Kore ve Bulgaristan'ı da kapsadı. Ayrıca Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, El-Ezher, Dünya İslam Birliği, Uluslararası İslami Fıkıh Akademisi ve Birleşmiş Milletler de saldırıyı kınadı.

Suudi Arabistan: Kutsal mekanlara saldırı

Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Mekke'ye yönelik düşmanca insansız hava aracı saldırısını kınadıklarını belirterek, bu girişimin kutsal mekanların dokunulmazlığının ihlali ve Müslümanların duygularının provokasyonu olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan, hava savunma kuvvetlerinin insansız hava aracını başkentin hava sahasına girmeden önce imha etmesini takdir etti ve iki kutsal caminin, ülke topraklarının, vatandaşların ve ziyaretçilerin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını yineledi.

Ayrıca uluslararası topluma, Husilerin saldırılarını kınama ve kutsal mekanlar ile sivil ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılara karşı net bir tavır alma çağrısını yineledi.

Körfez İşbirliği Konseyi: Tüm sınırların aşılması

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Mekke'ye yönelik insansız hava aracı saldırı girişimini son derece tehlikeli bir tırmanış ve tüm sınırların aşılması olarak nitelendirdi.

El-Budeyvi, kutsal şehre yönelik saldırının Müslümanların kıblesi olan en kutsal toprakların dokunulmazlığının açıkça ihlali olduğunu belirterek, bu tür saldırılara karşı uluslararası toplumun kararlı ve caydırıcı bir tavır alması gerektiğini vurguladı.

Mısır: Kutsal değerlere saldırı

Mısır, Mekke'yi hedef alan girişimi şiddetle kınayarak, bunun dini kutsal değerlere yönelik açık bir saldırı olduğunu ifade etti.

Kahire yönetimi, bu tür saldırıların İslami değerlerle bağdaşmadığını ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın güvenliğini tehdit eden her türlü eylemi reddettiklerini ve ülkenin egemenliğini korumaya yönelik aldığı önlemleri desteklediklerini açıkladı.

Arap ülkelerinden ardı ardına kınamalar

Katar, Mekke'ye yönelik saldırı girişimini kınayarak, kutsal mekanların dokunulmazlığı ve güvenliğinin asla tehdit edilemeyeceğini vurguladı.

Kuveyt, Ürdün ve Bahreyn de saldırı girişimini kınayarak, Suudi Arabistan'ın güvenliği ve egemenliği ile iki kutsal caminin korunmasına desteklerini ifade etti.

Lübnan'da Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Başbakan Nevvaf Selam ve Dışişleri Bakanlığı, Mekke'ye yönelik saldırı girişimini kınayarak, ülkenin Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğunu ve kutsal mekanlara yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti. Ayrıca bu tür eylemlerin bölge güvenliği ve istikrarı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği uyarısında bulundular.

Filistin Devlet Başkanlığı da Mekke'ye yönelik saldırı girişimini kınayarak, Suudi Arabistan'ın ve iki kutsal caminin güvenliğinin kırmızı çizgi olduğunu ve bu güvenliğin Arap ve İslam dünyasının ortak güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Suriye ise Mekke'ye yönelik insansız hava aracı saldırısını sert bir şekilde kınayarak, kutsal şehrin, ziyaretçilerin ve bölge halkının güvenliğinin tehlikeye atılmasının kutsal mekanların dokunulmazlığının ciddi bir ihlali olduğunu belirtti.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Müslümanların kıblesini hedef alan veya kutsal mekanların dokunulmazlığını ihlal eden her türlü girişimi kesin bir dille reddettiğini ve Suudi Arabistan'ın iki kutsal camiyi koruma ve ülke güvenliğini sağlama çabalarını desteklediğini açıkladı.

Cezayir ise Mekke'ye yönelik saldırıyı şiddetle kınayarak, bunun Müslümanların kutsal değerlerine yönelik son derece tehlikeli bir saldırı ve provokasyon olduğunu, kutsal Kabe'nin dokunulmazlığının ihlal edildiğini belirtti. Ayrıca bölgede gerilimin ve saldırıların durdurulması çağrısı yaptı.

Arap Birliği ve El-Ezher: Mekke'nin korunması öncelikli

Arap Birliği, Mekke'nin güvenliği ve İslami kutsal değerlerin dokunulmazlığının son derece önemli olduğunu, bu tür saldırıların Suudi Arabistan'ın ve bölge halkının güvenliğini tehdit ettiğini ve Müslümanların duygularını provoke ettiğini belirtti.

Birlik Genel Sekreteri, Suudi hava savunma kuvvetlerinin saldırı girişimini engellemedeki başarısını takdir ederek, Arap Birliği'nin Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin güvenliğini korumaya yönelik önlemleri desteklediğini ifade etti.

El-Ezher de Mekke'ye yönelik saldırı girişimini kınayarak, kutsal şehrin tehlikeye atılmasının kutsal değerlerin ihlali ve Müslümanların duygularının provokasyonu anlamına geldiğini, Mekke'nin asla bir çatışma ya da tehdit alanına dönüşemeyeceğini vurguladı.

Uluslararası İslami Fıkıh Akademisi Genel Sekreterliği ise sivillerin ve sivil tesislerin hedef alınmasının, güvenli insanların korkutulmasının İslam'ın öğretileriyle, insanlık değerleriyle ve uluslararası sözleşmelerle bağdaşmadığını belirtti.

Dünya İslam Birliği de Husilerin Mekke ve Medine'ye yönelik saldırılarını kınayarak, kutsal mekanların ve Suudi Arabistan'ın güvenliğinin korunmasının önemine dikkat çekti.

Türkiye, Pakistan ve diğer İslam ülkelerinden tepkiler

Türkiye, Husilerin Mekke'yi hedef alma girişimini sert bir şekilde kınayarak, Suudi Arabistan'ın egemenliği ve güvenliğine desteğini yineledi ve bölge güvenliğini tehdit eden Husilerin saldırılarının durdurulması çağrısında bulundu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de Mekke'ye yönelik saldırı girişimini utanç verici bir eylem olarak nitelendirerek, ülkesinin Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, olaydan büyük endişe duyduğunu ifade ederek, Mekke'nin güvenliğini ve dokunulmazlığını tehdit eden her türlü girişimin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Hindistan da olaydan büyük endişe duyduğunu belirterek, saldırının siviller ve altyapı için oluşturduğu risklere dikkat çekti ve Mekke'nin Müslümanlar için özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Bangladeş ise saldırıyı kınayarak, Mekke'nin ve Suudi Arabistan'daki kutsal mekanların dokunulmazlığına saygı duyduklarını ve Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduklarını açıkladı.

Uluslararası alanda da kınamalar

Kınamalar Arap ve İslam ülkeleriyle sınırlı kalmadı. Bulgaristan, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik devam eden saldırılarını, sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemler dahil olmak üzere, bölgesel güvenliği zedeleyen ve Yemen'deki barış çabalarını baltalayan tehlikeli bir tırmanış olarak nitelendirdi.

Güney Kore de Suudi Arabistan'daki sivil ve ekonomik tesislere yönelik son Husiler saldırılarını kınayarak, bu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini, sivillerin ve sivil tesislerin hedef alınmasının ve deniz ulaşımının engellenmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ise, BM, Husilerin Suudi Arabistan'daki sivil altyapı ve enerji sektörüne yönelik saldırılarını kınadı. Kızıldeniz'in güvenliğinin sağlanması ve Babülmendep Boğazı'nda deniz ulaşımının uluslararası hukuk ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde korunması gerektiğini vurguladı.

BM ayrıca, deniz yollarındaki istikrarsızlığın sürmesinin uluslararası barış ve güvenlik, küresel enerji piyasaları, gıda güvenliği ve en kırılgan ülkelerin ekonomileri üzerinde olumsuz etkileri olabileceği uyarısında bulundu.

Son saatlerde yapılan açıklamalar, Mekke'yi hedef alan saldırı girişiminin hassasiyetini ve bölgedeki gerilimin sürdüğünü gösteriyor. Kutsal mekanların ve iki kutsal caminin güvenliği ile ziyaretçilerin emniyeti, tüm açıklamalarda ortak vurgu olarak öne çıkıyor.

Yorumlar (0)