İçeriğe geç
18 Eylül 2026 Cuma · Riyad
العربيةEnglishBültenİletişim
Suudi Arabistan

Mescid-i Nebevi imamından iki hareme saldırı uyarısı

Mescid-i Nebevi İmamı Abdülmuhsin el-Kasım, Cuma hutbesinde Mekke ve Medine'nin kutsiyetine vurgu yaparak, bu şehirlere yönelik saldırıların büyük suçlar olduğunu belirtti.

AJEL Türkçe42 dk önce · 2 dk okuma
Mescid-i Nebevi'de Cuma hutbesi veren imam

Öne Çıkanlar

AI

Mescid-i Nebevi İmamı ve Hatibi Şeyh Dr. Abdülmuhsin el-Kasım, bugün Mescid-i Nebevi'de verdiği Cuma hutbesinde Allah'ın yaratışındaki hikmet ve takdirini ele aldı. El-Kasım, Allah'ın tüm fiillerinin hikmet ve merhamet üzerine kurulu olduğunu, kullara ulaşan nimet ve imtihanların ise O'nun takdiriyle gerçekleştiğini vurguladı.

Şeyh el-Kasım, insanların ahlak, akıl, rızık ve yaşam koşullarındaki farklılıklarının Allah'ın hikmetinin bir göstergesi olduğunu, bu sayede insanların birbirinden fayda sağladığını ve toplumsal menfaatlerin gerçekleştiğini ifade etti. Bu konuda Kur'an'dan, 'Biz onların geçimlerini dünya hayatında aralarında taksim ettik...' ayetini örnek gösterdi.

El-Kasım, Allah'ın kullarının rızkını hikmetiyle takdir ettiğini, rızıkların artmasının bazen azgınlığa yol açabileceğini belirtti ve 'Eğer Allah kullarına rızkı bolca verseydi, yeryüzünde azgınlık ederlerdi.' ayetini hatırlattı. Allah'ın verdiği veya engellediği her şeyin üstün bir hikmete dayandığını vurguladı.

Allah'ın nimetle de, imtihanla da kullarını sınadığını, bunun derecelerin yükselmesi ve günahların affı için olduğunu belirten el-Kasım, zenginlik ve fakirliğin de birer imtihan olduğunu, bunun hikmetinin bazen insanlara gizli kalabileceğini söyledi. Rızık bolluğunun Allah'ın sevgisinin göstergesi olmadığını, fakirliğin de gazabına işaret etmediğini, asıl üstünlüğün iman, takva ve salih amelde olduğunu vurguladı.

Üstünlük ölçüsü ve sabır ile şükrün önemi

El-Kasım, peygamberler ve sahabeler arasında da zenginlik ve fakirlik açısından farklılıklar bulunduğunu, ancak malın üstünlük ölçüsü olmadığını, asıl değerin iman, takva ve salih amelde olduğunu belirtti ve 'Allah katında en üstün olanınız, en takvalı olanınızdır.' ayetini aktardı.

Sabır ve şükrün mümin için gerekli iki hal olduğunu ifade eden el-Kasım, zenginin nimete şükretmesi, fakirin ise imtihana sabretmesi gerektiğini, bazen bir insanda her iki halin de bulunabileceğini söyledi. Peygamber Muhammed'in sabır ve şükrü en güzel şekilde birleştirdiğini hatırlattı.

İki Harem'in kutsiyeti ve saldırı uyarısı

Hutbenin sonunda Mescid-i Nebevi İmamı, Mekke ve Medine'nin yüce konumuna ve faziletine dikkat çekerek, bu şehirlerin kutsiyetinin korunması, güvenliğinin sağlanması, mallarının, eğitim kurumlarının ve camilerinin muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı.

Şeyh el-Kasım, iki hareme yönelik saldırıların ve burada yaşayanların korkutulmasının büyük suçlar olduğunu belirterek, özellikle Husilerin bu kutsal şehirlere yönelik saldırılarını kınadı. Fil Vakası'na ve Peygamber'in, 'Medine halkını haksız yere korkutanı Allah korkutur ve Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onun üzerine olur.' hadisine atıfta bulundu.

Yorumlar (0)