Umman'da doğal koruma alanları çevreyi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekliyor
Umman, doğal koruma alanları ağını geliştirerek çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasını amaçlıyor.
Öne Çıkanlar
AIUmman Sultanlığı'nda toplam 32 doğal koruma alanı bulunuyor. Bu alanlar yaklaşık 17.839,6 kilometrekarelik bir yüzeyi kapsayarak ülke topraklarının yaklaşık %5,76'sını oluşturuyor. Koruma alanları, Umman'ın çevreyi ve biyolojik çeşitliliği koruma stratejisinin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Umman, doğal koruma alanları ağını sürekli geliştirerek ulusal çabaları desteklemeyi ve uluslararası biyolojik çeşitlilik koruma hedeflerine ulaşmayı amaçlıyor. Bu alanlar, kara, deniz ve sulak ekosistemlerin korunması ile bitki ve hayvan türlerinin ve doğal yaşam alanlarının muhafazasını sağlayan bütüncül bir sistem oluşturuyor.
Çevre Kurumu Doğal Koruma Alanları Yönetimi Başkanı Zehra bint Halef eş-Şeriki, koruma alanlarının yalnızca koruma değil, bilimsel araştırmaları destekleme, çevresel izlemeyi güçlendirme, kaynakların sürdürülebilir kullanımını düzenleme, çevre bilincini yaygınlaştırma ve sorumlu ekoturizmi geliştirme gibi işlevler üstlendiğini belirtti.
Sürekli gelişim ve uluslararası başarılar
Eş-Şeriki, Çevre Kurumu'nun yeni alanların incelenmesi, yönetim planlarının güncellenmesi, düzenleyici mevzuatın tamamlanması, bilimsel araştırma programlarının genişletilmesi ve doğal kaynakların yönetiminde yerel toplulukların katılımının artırılması yoluyla koruma alanları ağını geliştirmeye devam ettiğini söyledi.
Önümüzdeki dönemde ise saha yönetiminin etkinliğinin artırılması, koruma alanlarının altyapısının geliştirilmesi, sürdürülebilir ekoturizmin teşvik edilmesi ve uluslararası kuruluşlarla iş birliğinin genişletilmesi hedefleniyor. Bu adımlar, Umman'ın doğa koruma ve sürdürülebilir kalkınmada bölgesel bir model olmasını güçlendirecek.
Eş-Şeriki ayrıca, son yıllarda koruma alanlarına ilişkin mevzuatın geliştirildiğini, bazı alanlar için düzenleyici yönetmeliklerin yayımlandığını ve Cebel Ahder ile Sırin koruma alanlarının UNESCO'nun Biyosfer Rezervleri Dünya Ağı'na dahil edildiğini ifade etti. Son beş yılda aralarında Hallaniyat Adaları çevresindeki deniz koruma alanının da bulunduğu altı yeni koruma alanı ilan edildi.
Koruma programları ve çevresel zorluklar
Eş-Şeriki, koruma alanlarında yaban hayatının korunmasının doğal yaşam alanlarının muhafazasına dayandığını, kurumun modern teknolojilerden yararlanarak çevresel izleme programları yürüttüğünü, ulusal veri tabanları oluşturduğunu, tehditleri takip ettiğini ve koruma alanlarındaki faaliyetleri düzenlediğini belirtti.
Kurumun, Arap leoparı, Arap oriksi, Arap ceylanı ve deniz kaplumbağaları gibi ulusal ve küresel öncelikli türlere özel önem verdiğini, bu türlerin Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre korunduğunu vurguladı.
Koruma alanlarının karşı karşıya olduğu başlıca zorluklar arasında yasa dışı avcılık ve iklim değişikliğinin artan etkileri yer alıyor. Kurum, bu sorunlarla çevre mevzuatını uygulayarak, çevresel etki değerlendirmeleri yaparak, saha denetimlerini güçlendirerek ve devlet kurumları ile yerel topluluklarla iş birliği içinde mücadele ediyor.
Sürdürülebilir kalkınmada koruma alanlarının rolü
Eş-Şeriki, iklim değişikliğinin bazı türlerin dağılımını ve yaşam alanlarının azalmasını etkilediğini, kurumun koruma alanı yönetim planlarına iklim değişikliğiyle ilgili hususları entegre ettiğini, bozulan habitatların onarımı, mangrov ağaçlarının yaygınlaştırılması ve çevresel değişimlerin izlenmesinde modern teknolojilerin kullanıldığını aktardı.
Doğal koruma alanlarının, biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların korunması, gıda ve su güvenliğinin desteklenmesi, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması, bilimsel araştırma ve çevre eğitiminin teşvik edilmesi, uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi ve ilgili uluslararası anlaşmaların uygulanması yoluyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada temel rol oynadığını ifade etti.
Yeşil ekonomi ve toplum katılımı
Eş-Şeriki, koruma alanlarının ekoturizmin geliştirilmesi ve yerel topluluklara çevre rehberliği, turizm hizmetleri ve geleneksel el sanatları gibi alanlarda istihdam imkânı sağlayarak yeşil ekonomiye katkı sunduğunu belirtti. Ayrıca, koruma alanlarına yapılan ziyaretlerin hassas çevresel kurallara tabi tutulduğunu, böylece ekosistemlerin korunmasının sağlandığını kaydetti.
Son olarak, koruma alanlarının çevre bilincinin artırılması, doğal ve kültürel mirasın korunması ve toplumsal sorumluluk duygusunun güçlendirilmesindeki önemine dikkat çekti. Yerel toplumun, koruma alanlarının yönetimi ve sürdürülebilirliğinde temel ortak olduğunu vurguladı.
