İçeriğe geç
25 Temmuz 2026 Cumartesi · Riyad
العربيةEnglishBültenİletişim
Dünya

Yemen Enformasyon Bakanı: Husilerin saldırıları İran'ın gündemiyle yürütülüyor

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani, İran Devrim Muhafızları ve Husilerin tehditlerinin artık sadece Yemen veya bölgeyi değil, küresel ekonominin can damarlarını da doğrudan hedef aldığını söyledi.

AJEL Türkçe1 sa önce · 2 dk okuma
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani basın açıklaması yapıyor

Öne Çıkanlar

AI

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani, İran Devrim Muhafızları ve Husilerin oluşturduğu tehditlerin artık yalnızca Yemen veya bölge ülkeleri için bir güvenlik sorunu olmaktan çıktığını, küresel ekonominin en önemli damarlarından birini doğrudan tehdit eder hale geldiğini belirtti.

Eryani, ticari gemilere yönelik saldırıların, uluslararası deniz yollarının tehdit edilmesinin ve sivil altyapıya yönelik saldırıların, İran'ın gündemi doğrultusunda denizcilik güvenliğini zayıflatmayı, uluslararası toplumu baskı altına almayı ve küresel ticaret ile enerji tedarikini benzeri görülmemiş risklerle karşı karşıya bırakmayı amaçladığını ifade etti.

Bakan Eryani, Husilerin son dönemde ticari gemilere yönelik saldırılarının, İran'ın Kızıldeniz'deki projesinin daha cesur ve tırmanan bir aşamaya geçtiğini gösterdiğini, bu stratejik deniz yolunun Tahran tarafından siyasi ve askeri baskı aracı olarak kullanıldığını söyledi.

Eryani, bu tutumun İran Devrim Muhafızları'nın bölgesel vekillerini istikrarsızlık yaratmak, denizcilik özgürlüğünü tehdit etmek ve uluslararası ticareti aksatmak için kullanma anlayışını yansıttığını, bunun sivil hayatlar ve bölgesel ile küresel ekonomi üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.

Eryani, bu gelişmelerin Husilere yönelik mücadelenin geçici tepkilerle veya sınırlı önlemlerle sınırlı kalamayacağını, bunun yerine uluslararası iş birliğine dayalı, deniz güvenliğini güçlendiren, caydırıcılığı artıran ve milislerin finansman ile silah kaynaklarını kurutan kapsamlı bir strateji gerektirdiğini kaydetti. Ayrıca İran'ın vekillerini kullanarak uluslararası toplumu tehdit etmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

Eryani, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğinin yalnızca denizde gemi korumakla sağlanamayacağını, tehdidin kara kökenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini, bunun da Yemen devleti ve meşru kurumlarının desteklenmesi, tam egemenliğin yeniden tesisi ve Husilerin kıyı bölgelerindeki kontrolünün sona erdirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Yemen devletinin yeniden tesisi, yalnızca Yemen'in iç meselesi değil, bölgesel ve uluslararası deniz güvenliğinin ve küresel ticaretin sürdürülebilirliği için temel unsur olduğunu vurguladı.

Eryani, ABD'nin uluslararası ortaklarıyla birlikte Kızıldeniz güvenliğini ve denizcilik özgürlüğünü korumaya yönelik çabalarının önemine dikkat çekerek, bu girişimlerin terör saldırılarını engellemede, ticari gemilerin güvenliğini sağlamada ve ticaret ile enerji tedarikinin devamlılığını korumada etkili olduğunu belirtti.

Öte yandan İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik saldırılarla boğazı uluslararası denizcilik için bir baskı aracı haline getirmeye çalıştığı, bu adımlarını ise ABD ile imzaladığı mutabakat zaptının beşinci maddesine dayandırdığı ifade edildi. Ancak ABD yönetimi, İran'ın bu maddeyi kendi çıkarları doğrultusunda yorumladığını savunuyor.

Söz konusu mutabakatın beşinci maddesi, "İran'ın deniz trafiğinin yeniden başlaması, gemilerin güvenli geçişinin sağlanması ve askeri engellerin kaldırılması için gerekli düzenlemeleri yapmasını" öngörüyor. Ancak Washington, İran'ın bu maddeyi yanlış yorumladığını belirtiyor.

Yorumlar (0)