Klasik cerrahiye gerek kalmadan tükürük bezi kanalındaki taş endoskopiyle çıkarıldı
Kuzey Suudi Arabistan'ın Kasım bölgesinde, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Fares Süleyman Nasiyan, tükürük bezi kanalındaki taşı endoskopik yöntemle başarılı şekilde çıkardı.
Öne Çıkanlar
AIKasım bölgesinde sağlık sektörü, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Fares Süleyman Nasiyan'ın tükürük bezi kanalındaki taşı endoskopik yöntemle çıkarmasıyla önemli bir tıbbi başarıya imza attı. Bu işlemde, minimal invaziv tekniklerden biri olan sialendoskopi kullanıldı; yöntem, tükürük bezleri ve kanallarındaki hastalıkların tanı ve tedavisinde modern bir yaklaşım sunuyor.
Dr. Nasiyan, endoskopinin tükürük bezi taşları ve kanal darlıklarının tedavisinde önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Bu teknik sayesinde doktor, tükürük kanallarına doğrudan ulaşarak taşı ve yerini net biçimde görebiliyor; uygun vakalarda taşı çıkarmak veya parçalamak mümkün oluyor. Böylece tükürük bezinin korunması ve işlevinin devamı sağlanırken, klasik cerrahiyle bezin alınmasına çoğu zaman gerek kalmıyor.
Dr. Nasiyan, bu yöntemin en önemli avantajlarından birinin, kamerayla donatılmış ince bir endoskopun tükürük kanalı ağzından girilerek uygulanması olduğunu vurguladı. Bu sayede tıkanıklıklar ve taşın yeri hassas şekilde tespit edilebiliyor; uygun durumlarda aynı seansta taş çıkarılabiliyor, parçalanabiliyor veya kanal darlıkları genişletilebiliyor.
İşlemin süresi ise hastalığın yapısına, taşın büyüklüğüne, yerine ve iltihap ya da darlık derecesine göre değişiyor. Uygun vakalarda tanısal endoskopi 20-30 dakika sürebilirken, basit tedavi işlemleri 45 dakika veya daha uzun sürebiliyor.
Endoskopik yöntemin, uygun hastalarda klasik cerrahiye kıyasla daha az invaziv bir seçenek sunduğunu belirten Dr. Nasiyan, bu sayede cerrahi kesi ve tükürük bezinin alınması ihtiyacının azaldığını, çevre dokulara müdahalenin ve bezin işlev kaybının en aza indirildiğini söyledi.
Endoskopinin başarı oranlarının tükürük bezi taşları ve kanal darlıklarının çoğunda yüksek olduğunu aktaran Dr. Nasiyan, nihai sonucun taşın büyüklüğü, yeri, kanal ve bezin durumu ile eşlik eden iltihap ya da tıkanıklık gibi birçok faktöre bağlı olduğunu, bazı durumlarda ek teknikler veya cerrahi müdahale gerekebileceğini ifade etti.
Dr. Nasiyan, endoskopi teknolojisindeki gelişmelerin hastalar için daha koruyucu tedavi seçenekleri sunduğunu, uygun vakalarda tükürük bezinin ve işlevinin korunarak hastalıkların tedavi edilebildiğini vurguladı.
Bu işlem, bölgede tükürük bezi cerrahisi hizmetlerinin gelişiminde önemli bir adım olarak görülüyor ve hastalara ileri, minimal invaziv tedavi imkânı sunuyor.
